Bir dolandırıcılık mağduru, 'yasa dışı bahis sitesi' aracılığıyla dolandırılmıştır. Bu mağdurun, eylemin kendisinin de hukuka aykırı bir faaliyete (yasa dışı bahis oynamak) katılması nedeniyle, şikayetçi olmaktan çekinmesi veya şikayetinin dikkate alınmayacağını düşünmesi hukuken doğru bir yaklaşım mıdır? Mağdurun kendi kusurunun, failin cezai sorumluluğuna etkisini tartışınız.
Bu, hukuken doğru bir yaklaşım değildir. Mağdurun, şikayetçi olmaktan çekinmemesi ve şikayetinin dikkate alınacağını bilmesi gerekir. Ceza hukukunda, 'mağdurun kusuru' kural olarak failin cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Herkes kendi eyleminden sorumludur. Bu durumu iki açıdan değerlendirmek gerekir: 1) Failin Cezai Sorumluluğu: Dolandırıcılık suçunun faili, mağdurun iradesini hileli davranışlarla sakatlayarak ondan menfaat temin etmiştir. Mağdurun yasa dışı bir eyleme iştirak etme niyeti veya kusuru, failin işlediği dolandırıcılık suçunu ortadan kaldırmaz veya hukuka uygun hale getirmez. Fail, dolandırıcılık suçundan dolayı tam olarak sorumlu tutulur ve yargılanır. 2) Mağdurun Sorumluluğu: Mağdurun kendisi, yasa dışı bahis oynadığı için 7258 sayılı Kanun uyarınca ayrı bir idari para cezası yaptırımıyla karşılaşabilir. Ancak bu durum, onun dolandırıcılık suçunun 'mağduru' olma sıfatını ortadan kaldırmaz. Yani, bir kişinin bir eylemden dolayı idari veya cezai sorumluluğunun olması, başka bir suçun mağduru olmasına engel değildir. Savcılık, mağdurun şikayeti üzerine dolandırıcılık suçunu soruşturmakla yükümlüdür. Mağdurun kendi kusurlu durumu, en fazla cezanın bireyselleştirilmesi aşamasında takdiri indirim nedeni olarak (çok istisnai durumlarda) düşünülebilir, ancak suçun varlığını etkilemez. (kadimhukuk.com.tr/makale/dolandirildim-ne-yapmaliyim/)