Bir sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü, Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Daha sonra, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, sanığın 'lehine' olan bir hukuka aykırılık tespit ederek, CMK m. 308 uyarınca Ceza Genel Kurulu'na itiraz etmiştir. İtiraz üzerine dosyayı yeniden inceleyen ilgili Yargıtay Dairesi, itirazı yerinde görmeyerek dosyayı Ceza Genel Kurulu'na göndermiştir. Bu süreçte, sanığın cezasının infazı devam eder mi? Ceza Genel Kurulu'nun vereceği kararın olası sonuçları nelerdir?
Evet, bu süreçte sanığın cezasının infazı kural olarak devam eder. CMK m. 308'deki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı, olağanüstü bir kanun yoludur ve kesinleşmiş hükmün infazını kendiliğinden durdurmaz. Ancak, Ceza Genel Kurulu, itirazın ciddiyetine ve sonucun sanık lehine değişme ihtimaline göre, infazın durdurulmasına karar verme yetkisine sahiptir. Ceza Genel Kurulu'nun vereceği kararın olası sonuçları şunlardır: 1) İtirazın Reddi: CGK, ilgili dairenin kararını ve Başsavcının itirazını inceledikten sonra, itirazı yerinde görmeyebilir. Bu durumda, itirazı reddeder ve dairenin onama kararı kesin olarak ayakta kalır. İnfaz devam eder. 2) İtirazın Kabülü ve Bozma: CGK, Başsavcının itirazını haklı bulabilir. Bu durumda, ilgili Yargıtay dairesinin onama kararını 'bozar'. Bu bozma kararı, dosyanın ya yeniden incelenmek üzere ilgili daireye ya da yeni bir karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesi sonucunu doğurur. 3) Sanık Lehine Sonuçlar: İtiraz sanık lehine yapıldığı için, CGK'nın bozma kararı da sanık lehine sonuçlar doğuracaktır. Örneğin, yerel mahkemenin uygulamadığı bir indirim nedeninin uygulanması, suç vasfının lehe değişmesi veya sanığın beraat etmesi gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu, kesinleşmiş bir mahkumiyetin, yıllar sonra bile olsa, sanık lehine değiştirilebilmesini sağlayan önemli bir mekanizmadır. (kadimhukuk.com.tr/makale/kesinlesmis-hapis-cezasi-bozulur-mu-nasil/)