TCK m.184/1 '...bina yapan veya yaptıran kişi...' ifadesiyle imar kirliliği suçunun failini tanımlamaktadır. Bu ifadeye göre, ruhsatsız bir inşaatta çalışan bir 'kalfa' veya 'işçi' bu suçun faili olarak sorumlu tutulabilir mi? 'Yapan' ve 'yaptıran' kavramlarının ceza hukuku sorumluluğu açısından kapsamını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111362

'Yapan' ve 'yaptıran' kavramları, ceza hukuku sorumluluğu açısından, inşaat süreci üzerinde karar verme, yönetme ve kontrol etme yetkisine sahip olan kişileri ifade eder. Bu nedenle, ruhsatsız bir inşaatta çalışan bir 'kalfa' veya 'işçi', kural olarak bu suçun faili olarak sorumlu tutulamaz. Kapsamları şöyledir: 1) Yaptıran: Bu kişi, inşaatın sahibidir. Yani, arsa sahibi veya kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhitten bağımsız olarak inşaatın yapılmasını isteyen ve finanse eden kişidir. İnşaatın hukuki ve mali sorumluluğunu üstlenen kişidir. 2) Yapan: Bu kişi, inşaat faaliyetini fiilen yürüten ve organize eden kişidir. Genellikle müteahhit, taşeron veya bu kişilerin teknik sorumluluğunu üstlenmiş şantiye şefi, mimar veya mühendis gibi kişilerdir. Bu kişiler, inşaatın ruhsata uygun olup olmadığını bilmek ve denetlemekle yükümlüdür. Bir kalfa veya işçi ise, bu süreçte karar verme veya yönetme yetkisine sahip değildir. Onlar, 'yapan' veya 'yaptıran'ın emir ve talimatları altında, sadece kendi emeklerini sunan kişilerdir. Suçun manevi unsuru olan 'kasıtları', inşaat yapmakla sınırlıdır; ruhsatsız bir inşaat yapma kastıyla hareket ettikleri genellikle söylenemez. Bu nedenle, TCK m.184'teki suçun failleri, inşaatın sahibi ve teknik/idari sorumlularıdır; işçiler veya kalfalar bu suçun faili olarak kabul edilmezler. (www.zulkufarslan.av.tr/topluma-ve-cevreye-karsi-suclar/ metnindeki madde gerekçesinden hareketle)