Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 18.02.2015 tarihli ve 2589-810 sayılı kararında, sürekli şiddet uygulayan eşini öldüren sanık hakkında yerel mahkemece verilen meşru savunma kararı bozulmuştur. Özel Daire, bu durumda haksız tahrik indiriminin TCK m. 29 uyarınca 'azami miktarda' yapılması gerektiğini belirtmiştir. Mahkemelerin haksız tahrik indirim oranını (1/4'ten 3/4'e kadar) belirlerken dikkate alması gereken kriterler nelerdir? 'Tahrikin ulaştığı boyut' ifadesi bu bağlamda ne anlama gelir?
Mahkemelerin, haksız tahrik indirim oranını belirlerken dikkate alması gereken temel kriter, tahriki oluşturan haksız fiilin 'ağırlığı' ve fail üzerindeki 'etkisidir'. TCK m. 29, indirimin 1/4 ile 3/4 arasında yapılacağını belirterek hakime geniş bir takdir yetkisi tanımıştır. Hakim bu takdir yetkisini kullanırken şu kriterleri gözetir: 1) Haksız Fiilin Niteliği ve Ağırlığı: Tahriki oluşturan fiil basit bir hakaret mi, yoksa yıllarca süren sistematik fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet mi? Fiilin ağırlığı arttıkça, indirim oranının da üst sınıra (3/4'e) yaklaşması gerekir. 2) Failin ve Maktulün Durumu: Taraflar arasındaki güç dengesi, maktulün sürekli saldırgan tutumu, failin çaresizliği gibi sübjektif unsurlar da dikkate alınır. 3) Hiddet ve Elemin Şiddeti: Haksız fiilin, fail üzerinde yarattığı öfke ve acının (hiddet veya şiddetli elem) ne kadar yoğun olduğu değerlendirilir. 'Tahrikin ulaştığı boyut' ifadesi, tüm bu unsurların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan toplam etkiyi ifade eder. Yargıtay kararında, maktulden kaynaklanan haksız tahrikin (sürekli alkol alma, eşine ve çocuklarına şiddet uygulama, porno film izlemeye zorlama, cinsel ilişkiye zorlama, dövme, boğaz sıkma) son derece ağır ve yoğun olduğu, bu nedenle indirimin alt sınırdan (1/4) değil, en üst sınırdan (azami miktar olan 3/4'e yakın bir oranda) yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu, orantılılık ilkesinin bir gereğidir; ağır tahrike ağır indirim, hafif tahrike hafif indirim uygulanmalıdır. (zulkufarslan.av.tr/siddet-uygulayan-esin-oldurulmesi/)