Bir imar planı iptal davası, İYUK m. 45 ve 46 uyarınca istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Kararın 'maddi vakıalardaki bir yanlışlığa' dayandığını düşünen davacı, bu kesinleşmiş karara karşı 'kanun yararına bozma' (CMK m.309'un idari yargıdaki karşılığı İYUK m.51) yoluna başvurabilir mi? Bu kanun yolunun, maddi vakıa denetimi yapıp yapmadığını Yargıtay'ın ilgili kararına atıfla açıklayınız.
Hayır, başvuramaz. Kanun yararına bozma (İYUK m. 51), istinaf veya temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş kararlara karşı değil, bu incelemelerden 'geçmeksizin' kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesi için öngörülmüş olağanüstü bir kanun yoludur. Sorudaki karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği için bu yola kapalıdır. Ayrıca, bu yola başvurulabilseydi dahi, davacının talebi yine de reddedilirdi. Çünkü kanun yararına bozmanın amacı, 'maddi vakıalardaki yanlışlıkları' düzeltmek değil, kararlardaki 'hukuka aykırılıkları' gidermek ve ülke genelinde hukukun yeknesak uygulanmasını sağlamaktır. Metinde atıf yapılan Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin (kanun yararına bozma mantığı idari yargıda da benzerdir) kararında da belirtildiği gibi, 'kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ... ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.' Maddi vakıaların ve delillerin değerlendirilmesi, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin görevidir. Kanun yararına bozma mercii (Danıştay), bu değerlendirmeyi yeniden yaparak maddi vakıa denetimi yapmaz; sadece kararda hukukun yanlış uygulanıp uygulanmadığını denetler. (kadimhukuk.com.tr/makale/vergi-mahkemesi-gorevleri/ metnindeki Yargıtay kararı ve İYUK m.51'in genel mantığından hareketle)