Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2018/399 sayılı CGK kararının karşı oy gerekçesinde, sanığın savunmasının 'maddi delillerle örtüşmediği' ileri sürülmüştür. Karşı oyda, sanığın savunması ile çeliştiği belirtilen maddi deliller nelerdir ve bu deliller, olayın 'meşru savunma' değil, 'maktul sızdıktan sonra işlenen bir cinayet' olduğu tezini nasıl desteklemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111347

Karşı oy gerekçesinde, sanığın 'maktulün saldırısı sırasında kendimi korumak için boğdum' şeklindeki savunmasıyla çeliştiği belirtilen maddi deliller şunlardır: 1) Yaralanmaların Niteliği: Sanığın vücudunda sadece 'hafif kızarıklık' varken, kendisinden çok daha güçlü olan maktulün ciddi bir saldırısı karşısında bu kadar hafif yaralanması hayatın olağan akışına aykırıdır. Aynı şekilde, maktulün başında 'darp izi' olmaması, sanığın 'itekleyince yere düşüp başını çarptı' savunmasını çürütmektedir. 2) Olayın Zamanı ve Mekanı: Tartışma ve basit yaralanmanın saat 23:00'ten sonra 'yatak odasında' gerçekleştiği, ancak öldürme eyleminin saat 05:00 sıralarında 'oturma odasında' meydana geldiği belirtilmiştir. Aradaki bu uzun zaman farkı ve mekan değişikliği, meşru savunmanın gerektirdiği 'saldırı ile savunmanın eş zamanlı olması' şartını ortadan kaldırmaktadır. 3) Boğma Şekli: Maktulün boğazına tülbentin 'iki kat halinde arkadan düğüm atmak suretiyle sıkı şekilde bağlanmış' olması, bir boğuşma anının karmaşası içinde yapılabilecek bir eylemden çok, maktulün savunmasız olduğu bir anda, planlı ve kontrollü bir şekilde yapıldığını düşündürmektedir. Bu maddi deliller bir arada değerlendirildiğinde, karşı oy, olayın sanığın anlattığı gibi bir meşru savunma anı olmadığı; aksine, tartışma bittikten sonra maktulün alkolün etkisiyle sızmasını fırsat bilen sanığın, onu savunmasız bir haldeyken boğarak öldürdüğü tezini desteklemektedir. (zulkufarslan.av.tr/siddet-uygulayan-esin-oldurulmesi/)