Bir kimya fabrikası, arıtma tesisindeki bir arıza nedeniyle, ilgili kanunlarda belirlenen limitlerin üzerinde zehirli atığı taksirli bir eylemle nehre bırakmıştır. Bu atıkların, nehirdeki balık popülasyonunun 'üreme yeteneğinin körelmesine' neden olduğu bilimsel raporlarla tespit edilmiştir. Bu durumda fabrika yetkilisinin eylemi, TCK m. 182'nin hangi fıkrası kapsamında değerlendirilir ve bu fıkranın temel şekilden farkı nedir?
Bu eylem, TCK m. 182'nin 2. fıkrası kapsamında değerlendirilir. TCK m. 182, çevrenin taksirle kirletilmesi suçunu düzenler. 1) TCK m. 182/1 (Temel Şekil): Çevreye zarar verecek şekilde atıkların taksirle toprağa, suya veya havaya verilmesini cezalandırır. Yaptırımı adli para cezasıdır. Atıklar kalıcı etki bırakırsa ceza hapse dönüşür (2 aydan 1 yıla kadar). 2) TCK m. 182/2 (Nitelikli Hal): Atıkların 'insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olması' halinde, fiilin taksirle işlenmesi durumunu düzenler. Somut olayda, atıkların balıkların 'üreme yeteneğinin körelmesine' neden olduğu tespit edildiği için, eylem bu nitelikli hal kapsamına girer. Bu fıkranın temel şekilden farkı, yaptırımının çok daha ağır olmasıdır. Taksirle işlenmesine rağmen, atığın niteliği nedeniyle fiilin yarattığı tehlike ve zarar çok daha büyük olduğu için, ceza 'bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası' olarak belirlenmiştir. Bu, kanun koyucunun, nitelikli ve tehlikeli atıklarla çevrenin kirletilmesine, fiil taksirli dahi olsa, çok daha ciddi bir tepki gösterdiğini ortaya koymaktadır. (www.zulkufarslan.av.tr/topluma-ve-cevreye-karsi-suclar/)