5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 47/4, disiplin soruşturmasında hükümlünün savunmasının alınmasını zorunlu kılar ve savunma için 3 günlük süre verilmesini öngörür. Bir disiplin soruşturmasında, hükümlüye savunmasını yapması için tebligat yapılmış ancak 3 günlük süre beklenmeden, tebligattan bir gün sonra disiplin kurulu toplanarak ceza vermiştir. Bu kararın hukuka uygunluğunu, 'savunma hakkı'nın niteliği açısından değerlendiriniz.
Bu karar, 5275 sayılı Kanun m. 47/4'e ve Anayasa m. 36'da güvence altına alınan 'savunma hakkı'na açıkça aykırı olduğu için hukuka aykırıdır. Savunma hakkı, sadece şekli bir beyan alma işlemi değil, aynı zamanda kişiye hakkındaki iddiaları öğrenme, delilleri inceleme, kendi karşı delillerini sunma ve makul bir hazırlık yapma imkanı tanınmasını da içeren bütüncül bir haktır. Kanun koyucu, bu hazırlığın yapılabilmesi için asgari bir süre öngörmüş ve bunu 'üç gün' olarak belirlemiştir. Bu süre, hükümlüye tanınmış yasal bir haktır ve bu süre dolmadan karar verilmesi, savunma hakkının 'fiilen ve etkili bir şekilde' kullanılmasını engeller. Hükümlüye savunma imkanı verilmiş gibi görünse de, yasal hazırlık süresi tanınmadığı için bu imkan anlamsızlaştırılmış ve savunma hakkı özü itibarıyla ihlal edilmiştir. Bu, ciddi bir usul hatasıdır. İnfaz Hakimliği veya itiraz mercii olan Ağır Ceza Mahkemesi, bu usuli sakatlığı tespit ettiğinde, esasa girmeden dahi disiplin kurulu kararını iptal etmelidir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/infaz-kanunu-madde-47-disiplin-sorusturmasi.html)