Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/736 K. sayılı kararında, infaz hâkimliğinin, hükümlünün disiplin cezasına yönelik şikayetini reddederken, aynı kararda 'henüz kesinleşmemiş bulunan hücre hapsine ilişkin disiplin cezasının onaylanmasına' da karar vermesi neden hukuka aykırı bulunmuştur? Bu karar, 5275 sayılı Kanun m. 48/3-a'daki 'onay' mekanizmasının ne zaman ve nasıl işletilmesi gerektiğini göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111337

Bu durum, iki farklı hukuki sürecin ve kararın birbirine karıştırılması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. Süreç şu şekilde işlemelidir: 1) Şikayet Süreci: Hükümlü, disiplin kurulu kararına karşı İnfaz Hakimliği'ne şikayette bulunur. İnfaz Hakimliği, bu şikayeti inceler ve sadece şikayet hakkında bir karar verir (şikayetin reddi veya kabulü ile disiplin cezasının iptali). Bu karar, itiraza tabidir. Yani bu aşamada karar henüz kesin değildir. 2) Onay Mekanizması (m. 48/3-a): 'Hücreye koyma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır.' Bu 'onay', cezanın infazına başlanabilmesi için gereken bir işlemdir ve ancak 'kesinleşmiş' bir disiplin cezası için söz konusu olabilir. Yani, önce şikayet ve itiraz yolları tüketilecek, disiplin cezası hukuken kesinleşecek, daha sonra kurum idaresi, bu kesinleşen cezanın infazına başlayabilmek için İnfaz Hakimliği'nden 'onay' talep edecektir. Somut olayda İnfaz Hakimliği, henüz kesinleşmemiş bir karara yönelik şikayeti incelerken, gelecekte yapması gereken 'onay' işlemini de aynı anda yaparak usuli bir hata yapmıştır. Şikayet ve onay, farklı zamanlarda ve farklı hukuki zeminlerde verilen iki ayrı karardır. Bu karar, 'onay' mekanizmasının, ancak tüm kanun yolları tüketilip disiplin cezası kesinleştikten sonra, infaz aşamasına geçilirken işletilmesi gereken bir mekanizma olduğunu göstermektedir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/infaz-kanunu-madde-47-disiplin-sorusturmasi.html)