Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/2021 K. sayılı kararında, davacının 'yargılamanın iadesi' talebi, 'ileri sürdüğü sebebin HMK’nın 375/1 maddesinde sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinden bulunmadığı' gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacının, kendi davasıyla benzer nitelikteki başka bir davada, kendi davasının aksine lehe bir karar çıkmış olmasını bir iade sebebi olarak ileri sürmesi, HMK m. 375'in hangi fıkrasıyla ilişkilendirilmeye çalışılmış olabilir ve bu neden başarısız olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111334

Davacının bu iddiası, en çok HMK m. 375/1-ı bendinde düzenlenen 'Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması' sebebiyle ilişkilendirilmeye çalışılmış olabilir. Ancak bu girişim şu nedenlerle başarısız olmuştur: HMK m. 375/1-ı bendinin uygulanabilmesi için, birbiriyle çelişen iki hükmün de 'taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı' olması gerekir. Bu, kesin hükmün unsurlarıdır. Oysa davacının örnek gösterdiği davada (130 ada 1 parsel), kendi davasından (131 ada 2 parsel) hem 'konu' (dava konusu taşınmazlar farklı) hem de 'taraflar' (o davanın tarafları farklı olabilir) farklıdır. İki davanın sadece 'benzer nitelikte' olması, bu madde kapsamında bir iade sebebi oluşturmaz. Bu madde, aynı uyuşmazlığa ilişkin, birbiriyle bağdaşması imkansız iki ayrı kesin hükmün varlığı halinde, bu çelişkiyi gidermek için öngörülmüştür. Davacının durumu ise, mahkemelerin veya Yargıtay'ın benzer hukuki durumlarda farklı içtihatlar geliştirmesi veya farklı kararlar vermesi sorunudur. Bu durum, hukuki bir sorun olmakla birlikte, HMK m. 375'te sayılan tahdidi (sınırlı sayıdaki) yargılamanın iadesi sebeplerinden biri değildir. Bu nedenle mahkeme, ileri sürülen sebebin kanunda yer almadığı gerekçesiyle talebi usulden reddetmiştir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-374-yargilamanin-iadesi.html)