5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 47/5, disiplin kurulu kararlarının 'gerekçeli olarak yazılmasını' emretmektedir. Bir disiplin kurulu, hükümlüye hücreye koyma cezası verirken kararında sadece '...eylemi sabit görüldüğünden...' şeklinde bir ifadeye yer vermiştir. Bu kararın hukuka uygunluğunu, 'gerekçeli karar hakkı' ve 'etkili başvuru hakkı' ilkeleri açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111328

Bu karar, 5275 sayılı Kanun m. 47/5'e ve Anayasa ile güvence altına alınan 'gerekçeli karar hakkı'na aykırı olduğu için hukuka aykırıdır. 'Gerekçeli karar hakkı', adil yargılanma hakkının bir uzantısıdır ve idari işlemler ile yargı kararlarının hangi somut delillere ve hukuki sebeplere dayandığının makul bir düzeyde açıklanmasını gerektirir. Kararda sadece 'eylemi sabit görüldüğünden' yazması, bir gerekçe değildir; sadece bir sonuç bildirimdir. Bu durumun sakıncaları şunlardır: 1) Denetlenebilirliği Engeller: Hükümlü ve müdafii, kararın hangi delile (tutanak, tanık beyanı, kamera kaydı vb.) dayandığını, eylemin neden o disiplin cezası kapsamında görüldüğünü ve ceza miktarının neden o şekilde takdir edildiğini anlayamaz. Bu belirsizlik, karara karşı yapılacak şikayet veya itirazın içeriğini boşaltır. 2) Etkili Başvuru Hakkını İhlal Eder: Hükümlü, hangi gerekçeyle cezalandırıldığını bilmediği için, İnfaz Hakimliği'ne veya Ağır Ceza Mahkemesi'ne yapacağı başvuruda hangi hukuki argümanları ileri süreceğini bilemez. Bu durum, kanun yollarına başvuruyu anlamsızlaştırır ve 'etkili başvuru hakkı'nı ihlal eder. 3) Keyfiliği Teşvik Eder: Gerekçesiz kararlar, idarenin keyfi hareket edip etmediğinin denetlenmesini imkansız hale getirir. Disiplin kurulunun, delilleri hukuka uygun bir şekilde değerlendirip değerlendirmediği anlaşılamaz. Bu nedenlerle, gerekçeden yoksun bir disiplin kurulu kararı, usul ve yasaya aykırı olup, üst merciler tarafından iptal edilmelidir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/infaz-kanunu-madde-47-disiplin-sorusturmasi.html)