5651 sayılı Kanun m.9 uyarınca verilen erişimin engellenmesi kararlarının, 'ölçülülük' ilkesi açısından 'kademeli bir müdahale yöntemi sunmadığı' yönündeki AYM eleştirisi ne anlama gelmektedir? Kişilik hakkını ihlal eden bir haber içeriğinde, 'erişimin engellenmesi' yerine uygulanabilecek daha 'ölçülü' ve 'kademeli' tedbirler neler olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111323

AYM'nin bu eleştirisi, kişilik hakkı ihlali iddiası karşısında, ifade ve basın hürriyetine en az müdahale eden yöntemden en ağırına doğru bir sıralama gözetilmeden, doğrudan en ağır tedbir olan 'erişimin engellenmesi' veya 'içeriğin çıkarılması' kararlarının verilmesini ifade eder. Ölçülülük ilkesi, amacı gerçekleştirmeye 'elverişli', 'gerekli' ve 'orantılı' aracın seçilmesini gerektirir. 'Gereklilik' unsuru, aynı amaca ulaşmayı sağlayan daha hafif bir müdahale aracı varsa, onun tercih edilmesini zorunlu kılar. 'Erişimin engellenmesi' yerine uygulanabilecek daha 'ölçülü' ve 'kademeli' tedbirler şunlar olabilir: 1) Tekzip veya Cevap Hakkının Yayınlanması: İhlal iddiası olan içeriğin yanına veya altına, hakları ihlal edilen kişinin gönderdiği cevap veya düzeltme metninin yayınlanması. 2) İhlal Eden Kısmın Çıkarılması: Haber metninin tamamına erişimi engellemek yerine, sadece kişilik hakkını ihlal eden belirli bir cümlenin, paragrafın veya fotoğrafın içerikten çıkarılması. 3) 'Forget Me' (Unutturma) Hakkı: Özellikle güncelliğini yitirmiş haberler için, arama motoru sonuçlarından o habere giden linkin kaldırılması (delisting). Bu, içeriğin kendisini silmez ama ona ulaşılmasını zorlaştırır. 4) Uyarı Metni Eklenmesi: İçeriğin başına, 'Bu içeriğin doğruluğu hakkında hukuki bir uyuşmazlık bulunmaktadır' gibi bir uyarı metni eklenmesi. AYM, kanunun bu tür daha hafif ve dengeli seçenekleri sunmayıp, hakimleri doğrudan en ağır tedbire yönlendirmesini 'ölçülülük' ilkesine aykırı bulmuştur. (sen.av.tr/tr/makale/AYM’nin-internet-kanunu-ile-ilgili-iptal-kararinin-degerlendirilmesi)