Bir vergi mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesi (BİM) kararı onamıştır. Bu onama kararına karşı Danıştay'a temyiz yoluna gidilebilmesi için İYUK m. 46'da öngörülen parasal sınır (konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları) tek başına yeterli midir? BİM'in onama kararının, ilk derece mahkemesinin hangi tür kararına ilişkin olduğu temyiz edilebilirlik açısından önem taşır mı?
Hayır, parasal sınır tek başına yeterli değildir. İYUK m.46'ya göre temyiz yolunun açık olması, hem parasal sınıra hem de BİM kararının niteliğine bağlıdır. Temyiz edilebilirlik açısından BİM'in onadığı ilk derece mahkemesi kararının türü de önem taşır, ancak kanun metni daha çok BİM kararının kendisine odaklanır. Özellikle vergi davaları açısından İYUK m.46/b'de 'Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar' temyiz edilebilir denilmektedir. Ancak 2577 sayılı kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası 'Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.' demektedir. 46. maddenin (b) bendi kapsamındaki kararlar temyize tabidir. Bu bağlamda, ilk derece mahkemesinin kararının niteliğinden ziyade, uyuşmazlığın konusunun 100.000 TL'yi aşması, temyiz yolunu açan temel kriterdir. Ancak örneğin; m. 46'da sayılan ve parasal sınırdan bağımsız olarak temyize tabi olan 'düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları' gibi bir durum söz konusu değilse ve uyuşmazlık konusu miktar 100.000 TL'nin altındaysa, BİM'in onama kararı kesin olacak ve temyiz edilemeyecektir. Kısacası, vergi davalarında temyiz için en belirleyici unsur, genellikle uyuşmazlığın parasal değeridir. (kadimhukuk.com.tr/makale/vergi-mahkemesi-gorevleri/)