Pişkin-Türkiye kararında, KHK ile işten çıkarılan ve İş Kanunu'na tabi olan başvurucunun davası, İHAM tarafından İHAS m. 6'nın 'medeni hak ve yükümlülükler' kapsamında görülmüştür. Eğer bu başvurucu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi bir memur olsaydı ve aynı gerekçeyle (terörle iltisak) ihraç edilseydi, İHAM'ın 'Eskelin testi'ni uygularken varacağı sonuç değişir miydi? Tartışınız.
Evet, sonuç büyük ihtimalle değişirdi ve İHAM, İHAS m. 6'nın uygulanabilir olmadığına karar verebilirdi. Bunun nedeni, 'Eskelin testi'nin ilk aşamasıdır. Testin ilk aşaması, 'taraf devletin iç hukukunun, belirli bir görev veya çalışan kategorisi için mahkemeye erişimi açıkça kapsam dışı bırakıp bırakmadığı'dır. Pişkin-Türkiye davasına konu olan olayların yaşandığı dönemde, 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca memur statüsünde olanların ihracına ilişkin kararlara karşı 'hiçbir idari veya yargısal denetim yolu' öngörülmemişti. Yani Türk iç hukuku, bu kategori için mahkemeye erişimi açıkça kapsam dışı bırakmıştı. (Daha sonra OHAL Komisyonu ve idare mahkemeleri yolu açılmıştır, ancak olay anındaki durum budur). Bu durumda, Eskelin testinin ilk şartı gerçekleşmiş olurdu. İHAM, ikinci şarta (bu mahrum bırakmanın objektif gerekçelere dayanıp dayanmadığı) geçerdi. Devlet, ulusal güvenlik ve terörle mücadele gibi gerekçeler sunabilirdi. İHAM bu gerekçeleri yeterli bulursa, 657'ye tabi bir memurun davasında İHAS m.6'nın uygulanabilir olmadığına karar verebilirdi. Nitekim İHAM, KHK'larla ilgili ilk dönem başvurularında, etkili bir iç hukuk yolu (OHAL Komisyonu) kurulana kadar benzer gerekçelerle başvuruları reddetmiştir. Kısacası, başvurucunun statüsü (işçi yerine memur olması), iç hukuktaki yargı yolunun kapalılığı nedeniyle İHAS m.6'nın uygulanabilirliği konusunda farklı bir sonuca yol açardı. (sen.av.tr/tr/makale/iham-kararinda-durust-yargilanma-hakkinin-medeni-hak-ve-yükümlülüklere-tatbiki)