TCK m. 179/3, 'alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan' kişiyi cezalandırmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için kişinin sadece belirli bir promil üzerinde alkollü olması yeterli midir, yoksa ek bir şart aranır mı? Suçun 'somut tehlike suçu' olmasının bu bağlamdaki anlamını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111316

Kişinin sadece belirli bir promil (örneğin hususi araçlar için 0.50 promil) üzerinde alkollü olması, tek başına TCK m.179/3'teki suçun oluşması için yeterli değildir. Bu durum, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca idari bir yaptırımı (para cezası, ehliyete el koyma) gerektirir. TCK m.179/3'teki ceza hukuku anlamında suçun oluşabilmesi için ek bir şart aranır: kişinin bu haliyle araç kullanarak 'başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olması'. Çünkü fıkra, yaptırım için bir üst fıkra olan m.179/2'ye atıf yapar ve o fıkra da suçu 'tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etme' şartına bağlamıştır. Suçun 'somut tehlike suçu' olmasının anlamı da budur. Yani, failin alkollü araç kullanırken zikzak çizmesi, aşırı hız yapması, şerit ihlali yapması gibi trafik güvenliğini fiilen tehlikeye atan, bir kaza riskini somut olarak ortaya çıkaran ek bir davranışının daha olması gerekir. Soyut olarak alkollü olma hali idari yaptırım için yeterliyken, cezai sorumluluk için bu alkollü sürüşün somut bir tehlike yaratması şarttır. (www.zulkufarslan.av.tr/topluma-ve-cevreye-karsi-suclar/)