TCK m. 174/1'de düzenlenen tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçu ile aynı maddenin 3. fıkrasında düzenlenen hal arasındaki temel farklar nelerdir? Kanun koyucunun, 3. fıkrada daha hafif bir ceza öngörmesinin ve 'kullanılış amacı'nı bir değerlendirme kriteri olarak getirmesinin ardındaki ceza siyaseti nedir?
İki fıkra arasındaki temel farklar, maddenin 'türü' ve 'miktarı' ile ilgilidir. - TCK m. 174/1: Patlayıcı, yakıcı, zehirleyici, nükleer, kimyasal gibi niteliği ve miktarı itibarıyla 'genel tehlike' yaratma potansiyeli yüksek olan maddeleri kapsar. Ciddi bir soyut tehlike suçu olarak düzenlenmiştir ve cezası ağırdır (4 yıldan 8 yıla kadar hapis ve adli para cezası). - TCK m. 174/3: Sadece 'önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi' kapsar. Burada hem maddenin türü (örneğin endüstriyel bir patlayıcı yerine daha basit bir madde) hem de miktarı 'önemsiz' olmalıdır. Cezası çok daha hafiftir (1 yıla kadar hapis). Kanun koyucunun 3. fıkrayı düzenlemesinin ardındaki ceza siyaseti, orantılılık ve toplumsal gerçekliktir. Gerekçede de belirtildiği gibi, özellikle 'köy veya kırsal alanda yaşayan insanların çeşitli meşru ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla' (örneğin tarla açmak, kuyu kazmak için çok küçük miktarda ve basit türde patlayıcı bulundurma) bulundurulan maddeler ile terör veya organize suç amacıyla bulundurulan yüksek potansiyelli maddeleri aynı kefeye koymamaktır. 'Kullanılış amacı'nın bir kriter olarak getirilmesi de bu nedenledir. Mahkeme, maddenin bulundurulma amacının meşru bir ihtiyaca yönelik olup olmadığını değerlendirerek, fiilin haksızlık içeriğinin az olduğuna kanaat getirirse bu daha hafif olan fıkrayı uygulayacaktır. Bu, ceza adaletini sağlamaya yönelik bir bireyselleştirme imkanıdır. (www.zulkufarslan.av.tr/topluma-ve-cevreye-karsi-suclar/)