Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma suçunu düzenleyen TCK m. 180, sadece 'deniz, hava veya demiryolu' ulaşımını kapsamaktadır. Kara yolu ulaşımının bu madde kapsamı dışında bırakılmasının ceza siyaseti açısından olası nedenlerini, TCK m. 179 ile olan ilişkisini de dikkate alarak tartışınız. Kara yolu trafiğinde taksirle tehlikeye neden olan bir fiil hangi suçları oluşturabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111300

Kara yolu ulaşımının TCK m. 180 kapsamı dışında bırakılmasının temel nedeni, kanun koyucunun ceza siyaseti tercihidir. Olası nedenler şunlardır: 1) Tehlikenin Boyutu ve Yaygınlığı: Deniz, hava ve demiryolu ulaşımında meydana gelebilecek bir kaza, genellikle çok daha fazla sayıda insanın can ve mal güvenliğini aynı anda tehdit eden, kitlesel ve katastrofik sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyan kazalardır (uçak düşmesi, tren raydan çıkması, gemi batması vb.). Kara yolu trafiğindeki tehlikeler ise genellikle daha bireysel ve sınırlı kapsamlıdır. 2) Mevcut Düzenlemeler: Kara yolu trafiğindeki taksirli davranışlar, zaten Karayolları Trafik Kanunu'nda idari para cezaları ve diğer yaptırımlarla, ayrıca TCK'da 'taksirle yaralama' (m.89) ve 'taksirle öldürme' (m.85) suçlarıyla yeterince düzenlenmiştir. Kanun koyucu, ayrıca bir 'taksirle tehlikeye sokma' suçu ihdas etmeye gerek görmemiştir. TCK m.179 ile İlişkisi: TCK m.179, trafik güvenliğini 'kasten' veya 'olası kastla' tehlikeye sokmayı cezalandırmaktadır. TCK m.180 ise bunun 'taksirli' halini düzenler. Kanun koyucu, taksirli tehlike suçunu sadece daha büyük risk taşıdığına inandığı deniz, hava ve demiryolu ulaşımı için öngörmüştür. Kara yolu trafiğinde taksirle tehlikeye neden olan bir fiil, eğer bir zarar neticesi (yaralanma/ölüm) doğurmuşsa, TCK m.89 veya m.85'ten cezalandırılır. Eğer bir zarar doğurmamışsa, genellikle sadece Karayolları Trafik Kanunu kapsamında bir idari yaptırıma (trafik cezası) tabi olur, TCK kapsamında bir suç oluşturmaz. (www.zulkufarslan.av.tr/topluma-ve-cevreye-karsi-suclar/)