Bir not tespit davasında, öğrencinin sınav notu nedeniyle bir dersten kalması ve bu dersi yaz okulunda ücret ödeyerek tekrar almak zorunda kalması, 'tam yargı davası' kapsamında tazmini istenebilecek bir zarar mıdır? Metindeki açıklamalara göre, 'yanlış not takdir edilmesi' eyleminin tek başına bir 'hizmet kusuru' sayılıp sayılmayacağını ve tazminat sorumluluğunun doğması için hangi ek şartın gerektiğini tartışınız.
Evet, bu durum tam yargı davası kapsamında tazmini istenebilecek somut bir maddi zarardır. Metinde, 'Dersin hocasının yanlış not takdir etmesi bir hizmet kusuru sayılmamaktadır. Tek başına tazminat nedeni olmamaktadır' denilmektedir. Bu ifade, not takdirindeki basit bir değerlendirme hatasının, idarenin ağır bir hizmet kusuru olarak kabul edilmediğini belirtir. Ancak devamında, 'bu hukuka aykırı not verme işlemi sonucunda kişi başka nedenlerden zarara uğramışsa (örneğin dersten kalması sonucu o dersi yaz okulu ücreti ile almışsa) bu zarar kalemlerini idareden talep edebilir' denilerek tazminat sorumluluğunun doğması için gereken ek şart ortaya konulmuştur. Bu ek şart, hukuka aykırı işlem (yanlış not) ile somut bir zarar arasında 'doğrudan bir illiyet (nedensellik) bağının' bulunmasıdır. Yani, tazminat sorumluluğunun doğması için: 1) Not verme işleminin mahkeme kararıyla hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi (iptal edilmesi). 2) Bu hukuka aykırı işlem nedeniyle öğrencinin somut ve ispatlanabilir bir maddi zarara uğraması (yaz okulu ücreti, kayıt ücreti vb.). Bu iki şart bir araya geldiğinde, idarenin eylemi artık basit bir değerlendirme hatası olmaktan çıkar ve zarara yol açan bir 'hizmet kusuru' niteliği kazanır. Öğrenci, bu zararın tazmini için İYUK m.12 uyarınca iptal davasıyla birlikte veya ondan sonra tam yargı davası açabilir. (kadimhukuk.com.tr/makale/sinav-sonucuna-itiraz-not-tespit-davasi/)