Yargıtay HGK E. 2018/504, K. 2018/1258 sayılı karara konu olayda, davalı taşıma şirketi (İlsev Gür-Gürsan), kazayı yapan aracı başka bir şirkete (Cem-Tur) kiraladığını ve sorumluluğun kiralayan şirkete ait olduğunu savunmuştur. Bu savunma neden Yargıtay tarafından kabul görmemiştir? Karayolları Trafik Kanunu'ndaki 'işleten' sıfatı ve taşıma sözleşmesindeki 'taşıyan' sıfatı bu bağlamda nasıl bir sorumluluk rejimi yaratmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111294

Bu savunma kabul görmemiştir çünkü davalı İlsev Gür-Gürsan, hem KTK'ya göre 'araç sahibi' olarak işleten sıfatına sahiptir hem de taşıma sözleşmesinin tarafı olarak 'taşıyan' sıfatını taşımaktadır. Bu sıfatlar, hukuki sorumluluktan kurtulmayı zorlaştıran rejimler yaratır: 1) İşleten Sorumluluğu (KTK): Karayolları Trafik Kanunu'na göre araç sahibi, 'işleten' sayılır ve aracın işletilmesinden doğan zararlardan (kusursuz sorumluluk ilkesi gereği) müteselsilen sorumludur. Aracın uzun süreli kiraya verilmesi gibi çok istisnai durumlar dışında, salt bir başka şirketin fiilen kullanıyor olması, araç sahibinin işleten sıfatını ve sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. 2) Taşıyan Sorumluluğu (Taşıma Hukuku): Davacıların murisi, davalı şirkete ait araçta bir taşıma sözleşmesi kapsamında yolcu olarak bulunmaktadır. Bu sözleşmenin asıl tarafı olan ve organizasyonu yapan İlsev Gür-Gürsan, 'taşıyan' sıfatına sahiptir. Taşıyan, yolcuyu sağ ve salim olarak varma yerine ulaştırmakla yükümlüdür (özen borcu). Taşıma işini fiilen bir başkasına (kiraladığı şirkete) yaptırması, taşıyanın yolcuya karşı olan bu asli sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Taşıyan, kendi eylemlerinden olduğu gibi, taşımanın ifasında kullandığı yardımcı kişilerin (kiralayan şirket ve onun şoförü) eylemlerinden de sorumludur. Bu nedenle Yargıtay, 'aracın fiili taşıyana kiralanmasının bu davalının taşıyan olarak sorumluluğunu ortadan kaldırmayacak olmasına' şeklinde bir gerekçeyle savunmayı reddetmiştir. (www.zulkufarslan.av.tr/ferdi-kaza-koltuk-sigortasi-tazminat/)