Bir Nazım İmar Planı değişikliği ile ilgili dava açma süresi olan 60 günlük süre kaçırılmıştır. Ancak bu değişikliğe dayanılarak hazırlanan Uygulama İmar Planı yeni askıya çıkmıştır. Bir vatandaş, bu yeni Uygulama İmar Planı'na karşı dava açarken, süresini kaçırdığı Nazım İmar Planı'nın hukuka aykırılığını da ileri sürebilir mi? Bu durumun hukuki dayanağını ve 'iltisaklı (bağlantılı) dava' kavramını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111292

Evet, ileri sürebilir. Bu durum, idari yargıda 'def'i yoluyla iptal davası' veya 'iltisaklı (bağlantılı) dava' olarak bilinen mekanizma ile mümkündür. Hukuki dayanağı, İYUK m. 7/4'teki genel ilke ve Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıdır. Mantığı şudur: İmar planları arasında bir hiyerarşi vardır ve Uygulama İmar Planı, hukuki dayanağını (sebep unsurunu) Nazım İmar Planı'ndan alır. Eğer dayanak işlem olan Nazım İmar Planı hukuka aykırı ise, ona dayanılarak yapılan uygulama işlemi de (Uygulama İmar Planı) hukuka aykırı hale gelir. Vatandaş, süresi içinde Uygulama İmar Planı'nın iptali için dava açtığında, bu davanın içinde, 'dava konusu işlemin dayanağı olan Nazım İmar Planı hukuka aykırı olduğu için bu işlem de hukuka aykırıdır' şeklinde bir iddiada bulunabilir. Bu, düzenleyici işleme (Nazım İmar Planı) karşı dava açma süresi geçmiş olsa bile, o düzenleyici işlemin hukuka aykırılığının, ona dayalı olarak tesis edilen birel veya diğer düzenleyici işlemlere karşı açılan davada ileri sürülebilmesidir. Mahkeme, Uygulama İmar Planı'nı incelerken, onun dayanağı olan Nazım İmar Planı'nın da hukuka uygunluğunu denetler ve Nazım Plan'da bir hukuka aykırılık tespit ederse, bu gerekçeyle Uygulama İmar Planı'nı iptal eder. (Metindeki dava açma sürelerine ilişkin tartışmalardan yola çıkarak.)