16 yaşındaki bir çocuk, kendisi gibi 16 yaşındaki bir başka çocuğa karşı, onun rızası dışında cinsel amaçlı bedensel temasta bulunarak TCK m. 103 kapsamında 'çocuğun cinsel istismarı' suçunu işlemiştir. Bu durumda failin de çocuk olmasının, verilecek cezanın belirlenmesinde TCK'nın genel hükümleri çerçevesinde ne gibi etkileri olur? Mahkeme hangi kanun maddelerini uygulamak durumundadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111291

Bu durumda, failin de çocuk olması, ceza sorumluluğunu ve verilecek cezayı doğrudan etkiler. Mahkeme, TCK'nın 'yaş küçüklüğü'ne ilişkin genel hükümlerini uygulamak zorundadır. Süreç şu şekilde işler: 1) Suçun Tespiti: Eylem, TCK m. 103 kapsamında 'çocuğun cinsel istismarı' suçunu oluşturur. Mağdur 15 yaşından büyük olduğu için rıza dışı olması suçun unsurudur. 2) Yaş Küçüklüğü İndirimi (TCK m. 31): Fail 16 yaşındadır, yani 'onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış' olan yaş grubuna girmektedir. Bu durum, TCK m. 31/3'ün uygulanmasını gerektirir. Bu maddeye göre, bu yaş grubundaki çocuklara verilecek cezada indirim yapılır. İşlenen suç için belirlenen temel ceza üzerinden, kanunda öngörülen oranda (örneğin, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla; müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası. Diğer cezalarda ise cezanın üçte biri indirilir) indirim uygulanır. 3) Diğer İndirimler: Bu indirim yapıldıktan sonra, varsa haksız tahrik (TCK m.29) veya takdiri indirim (TCK m.62) gibi diğer indirim nedenleri de ayrıca uygulanır. Sonuç olarak, failin çocuk olması, fiili suç olmaktan çıkarmaz ancak kusur yeteneğinin tam olarak gelişmemiş olduğu kabul edildiği için ceza miktarında önemli bir indirim yapılmasını zorunlu kılar. (kadimhukuk.com.tr/makale/turk-ceza-hukuku-yas-kucuklugu-tck-31-m/ metninden kıyasen ve or.av.tr/cocuklarin-cinsel-istismari-sucu-tck-m-103/)