Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2015/17353 E. sayılı kararında, davalı anneye yapılan tebligatın usulsüzlüğüne ve kararın kesinleşmemiş olduğuna karar verilmiştir. Bu durumda mahkemenin, annenin 'yargılamanın iadesi' talebini nasıl ele alması ve dosyaya ne gibi bir işlem yapması gerekirdi? Bu kararın, HMK m. 374'ün uygulanma ön şartını nasıl teyit ettiğini açıklayınız.
Mahkemenin yapması gereken şuydu: Davalı annenin 'yargılamanın iadesi' başlığıyla verdiği dilekçeyi, maddi içeriği itibarıyla, usulsüz tebligatı öğrenme üzerine yapılmış bir 'temyiz dilekçesi' olarak kabul etmeliydi. Yargılamanın iadesi talebini esastan inceleyip karar vermek yerine, dilekçeyi temyiz dilekçesi olarak nitelendirip, dosyayı temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay'a göndermeliydi. Mahkemenin yargılamaya devam ederek yazılı şekilde hüküm kurması usule aykırı bulunmuştur. Bu karar, HMK m. 374'ün uygulanmasındaki en temel ön şart olan 'hükmün kesinleşmiş olması' şartını net bir şekilde teyit etmektedir. Kararda belirtildiği gibi, 'Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Kanun yolu denetimi açık ve henüz kesinleşmemiş olan kararlara karşı yargılamanın yenilenmesi istenemez.' Tebligat usulsüz olduğu için kanun yolu olan temyiz süresi işlemeye başlamamıştır ve dolayısıyla karar kesinleşmemiştir. Kesinleşmemiş bir karara karşı olağanüstü bir kanun yolu olan yargılamanın iadesine başvurulamaz. Önce olağan kanun yolu olan temyiz hakkının kullanılması gerekir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-374-yargilamanin-iadesi.html)