Bir dolandırıcılık mağduru, 'dolandırıldım ne yapmalıyım' sorusuyla bir avukata başvurmuştur. Avukat, mağdura hem Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmasını hem de hukuk mahkemesinde alacak davası açmasını tavsiye etmiştir. Bu iki hukuki yolun amaçlarını, süreçlerini ve birbirleriyle olan ilişkisini (birbirini etkileyip etkilemediğini) metindeki bilgilere göre karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111266

Bu iki hukuki yolun amaçları ve süreçleri tamamen farklıdır: 1) Suç Duyurusu (Ceza Hukuku Yolu): a) Amaç: Failin işlediği dolandırıcılık suçundan dolayı kamu adına cezalandırılmasını sağlamaktır. Amaç, adaletin tesisi ve kamu düzeninin korunmasıdır, mağdurun zararının giderilmesi ikincil bir sonuç olabilir. b) Süreç: Savcılık soruşturması ile başlar. Yeterli şüphe varsa, kamu davası açılır ve ceza mahkemesinde yargılama yapılır. Sonucunda faile hapis ve/veya adli para cezası verilebilir. c) İlişki: Ceza davası, hukuk davası için 'bekletici mesele' yapılabilir. Ceza mahkemesinin fiilin varlığı ve failin kusuruna ilişkin tespiti, hukuk hakimini bağlayabilir (TBK m.74). Failin ceza alması, mağdurun parasını otomatik olarak geri almasını sağlamaz. 2) Alacak/Tazminat Davası (Hukuk Yolu): a) Amaç: Mağdurun, dolandırıcılık eylemi nedeniyle uğradığı maddi (ve manevi) zararın, fail tarafından tazmin edilmesini sağlamaktır. Amaç, mağdurun malvarlığındaki eksilmeyi gidermektir. b) Süreç: Hukuk mahkemesinde (genellikle Asliye Hukuk) açılan bir dava ile yürür. Sonucunda, failin mağdura belirli bir miktar para ödemesine hükmedilir. Bu karar, ilamlı icra yoluyla tahsil edilebilir. c) İlişki: Ceza davasından bağımsız olarak açılabilir. Mağdurun zararını gidermesinin asıl yolu budur. Metinde de 'Paranızı geri almak için ceza davasının yanında hukuk davası açılmalıdır' denilerek bu ayrım vurgulanmıştır. (kadimhukuk.com.tr/makale/dolandirildim-ne-yapmaliyim/)