TCK m.181 (Çevrenin Kasten Kirletilmesi) ve TCK m.182 (Çevrenin Taksirle Kirletilmesi) suçları, aynı fiilin (atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya verme) farklı manevi unsurlarla işlenmesini düzenlemektedir. Bu iki suç arasında, atık veya artıkların 'kalıcı etki bırakması' halinin cezai yaptırıma etkisi açısından nasıl bir farklılık bulunmaktadır?
Her iki suç tipinde de atıkların 'kalıcı etki bırakması' hali birer nitelikli hal olarak düzenlenmiş, ancak cezai yaptırıma etkisi farklılaştırılmıştır: 1) Kasten Kirletme (TCK m.181/3): Bu durumda, suçun temel şekli için öngörülen ceza (6 aydan 2 yıla kadar hapis) 'iki katı kadar artırılır'. Bu, kanuni bir artırım nedenidir ve cezanın alt ve üst sınırları ikiyle çarpılarak yeni bir ceza aralığı bulunur. 2) Taksirle Kirletme (TCK m.182/1, 2. cümle): Bu durumda ise yaptırımın türü değişmektedir. Suçun temel şeklinin cezası 'adli para cezası' iken, atıkların kalıcı etki bırakması halinde ceza 'iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına' dönüşmektedir. Yani, kalıcı etki, fiili adli para cezasını gerektiren bir kabahat benzeri suçtan, hapis cezasını gerektiren daha ciddi bir suça dönüştüren nitelikli bir haldir. Kısacası, kasten suçta mevcut ceza miktar olarak artırılırken, taksirli suçta yaptırımın cinsi (para cezasından hapis cezasına) değişmektedir. Bu da kanun koyucunun kalıcı etki bırakan kirliliğe, taksirle dahi olsa daha ciddi bir tepki gösterdiğini ortaya koymaktadır. (www.zulkufarslan.av.tr/topluma-ve-cevreye-karsi-suclar/)