Kişinin malvarlığı üzerindeki hakları, 'mutlak surette tasarruf edebileceği haklar'dan sayılmasına rağmen, bu haklara ilişkin rızanın her durumda hukuka uygunluk nedeni oluşturmayacağını metindeki açıklamalara göre bir örnekle açıklayınız. Rızanın geçerliliğini sınırlayan genel ilke nedir?
Evet, kişinin malvarlığı üzerindeki hakları kural olarak mutlak surette tasarruf edebileceği haklardandır ve bu hakka yönelik rıza, eylemi hukuka uygun hale getirir. Örneğin, bir kişinin 'arabamı çizebilirsin' demesi üzerine arabasının çizilmesi, mala zarar verme suçunu oluşturmaz. Ancak, bu rızanın geçerliliği sınırsız değildir. Metinde belirtildiği gibi, rızanın geçerliliğini sınırlayan genel ilke, 'eylemin hukuka ve ahlaka aykırı bir içerikte bulunmaması'dır. Kanun, kamu sağlığına, kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı olan rıza açıklamalarını korumaz. Örnek: Bir kişi, sigortadan para alabilmek amacıyla arkadaşına 'gel arabamı yak, çalınmış süsü verelim' diyerek rıza gösterirse, bu rıza geçersizdir. Çünkü eylem, dolandırıcılık gibi hukuka ve ahlaka aykırı bir amaç (sigorta şirketini dolandırmak) taşımaktadır. Bu durumda, arabayı yakan arkadaş, rıza nedeniyle değil, sigorta dolandırıcılığına iştirak ve mala zarar verme suçlarından sorumlu tutulacaktır. Rıza, haksız ve hukuka aykırı bir amaç için paravan olarak kullanılamaz. (kadimhukuk.com.tr/makale/magdurun-ilgilinin-rizasi-tck-26-madde/)