Bir ceza infaz kurumu disiplin kurulu, hükümlüye '1 günden 10 güne kadar hücreye koyma cezası' şeklinde belirsiz bir ceza tayin etmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/692 E. sayılı kararında bu durum neden hukuka aykırı bulunmuştur? Bu karar, disiplin cezalarının belirlenmesinde hangi temel ceza hukuku ilkesinin gözetilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111255

Bu durum, 'cezanın belirliliği' ve 'infazda tereddüte yol açmama' ilkelerine aykırı olduğu için hukuka aykırı bulunmuştur. Disiplin kurulu, 5275 sayılı Kanun'un 44/2. maddesindeki ceza aralığını (1 günden 10 güne kadar) doğrudan karar metnine yazarak, somut bir ceza süresi belirlememiştir. Bu, infazı kabil olmayan, belirsiz bir cezadır. Disiplin kurulunun yapması gereken, hükümlünün eyleminin niteliğini, ağırlığını ve diğer bireyselleştirme sebeplerini dikkate alarak, kanuni sınırlar içinde kalmak kaydıyla, örneğin '5 gün hücreye koyma cezası' gibi net, somut ve belirli bir süreye hükmetmektir. Bu karar, disiplin cezalarının da temel ceza hukuku ilkelerine tabi olduğunu ve özellikle 'belirlilik ilkesi'nin burada da geçerli olduğunu ortaya koymaktadır. Bir yaptırımın ne olduğunun ve ne kadar süreceğinin kararda açıkça ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde gösterilmesi, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Belirsiz bir ceza tayini, kararın infazını imkansız kılacağı için iptal nedenidir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/infaz-kanunu-madde-47-disiplin-sorusturmasi.html)