17 yaşındaki bir mağdura karşı, onun rızası dışında, 'ani hareketle çekyata yatırıp boynundan öperek kıyafet üzerinden göğüsleriyle kalçasına dokunduğu' bir eylem, metindeki Yargıtay 14. CD, 2015/9263 E. sayılı kararına göre neden 'sarkıntılık düzeyini aşan' bir eylem olarak kabul edilmiştir? Bu kararda 'sarkıntılık' ile 'basit cinsel istismar' arasındaki ayrım hangi kriterlere göre yapılmıştır?
Bu eylemin 'sarkıntılık düzeyini aştığı' kabul edilmiştir çünkü eylem, sarkıntılığın temel özellikleri olan 'anilik' ve 'kesintililik' unsurlarını taşımamaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre sarkıntılık, genellikle tek bir anlık ve gelip geçici dokunma veya sıkma gibi hareketleri ifade eder. Oysa karardaki olayda, eylem bir süreç içermektedir: 1) Mağduru ani hareketle çekyata yatırma, 2) Boynundan öpme, 3) Göğüslerine dokunma, 4) Kalçasına dokunma. Bu eylemlerin birbiri ardına ve bir bütünlük içinde gerçekleştirilmesi, fiilin anlık ve kesintili olmaktan çıkıp belirli bir 'yoğunluğa' ve 'sürekliliğe' ulaştığını göstermektedir. Sarkıntılık ile basit cinsel istismar arasındaki ayrım, eylemin 'yoğunluğu', 'sürekliliği' ve 'kapsamı' kriterlerine göre yapılmaktadır. Anlık, tek bir temas sarkıntılık sayılabilecekken, birden fazla cinsel içerikli hareketin bir arada ve bir süreç içinde yapılması, eylemin basit cinsel istismar suçunun temel şeklini oluşturduğuna işaret eder. (or.av.tr/cocuklarin-cinsel-istismari-sucu-tck-m-103/)