Yargıtay Danıştay 6. Dairesi'nin 04.03.2021 tarihli kararında, davacının imar planına askı süresi içinde itiraz etmesine rağmen, 60 günlük genel dava açma süresi içinde açtığı davanın neden 'süre aşımı' nedeniyle reddedilmesi gerektiğine karar verilmiştir? Kararda, 'ivedi yargılama usulü' ile İYUK m.11'deki idareye başvuru kuralı arasındaki ilişki nasıl yorumlanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111247

Davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğine karar verilmesinin sebebi, dava konusu işlemin (Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla onaylanan imar planı) 2577 sayılı İYUK'un 20/A maddesi uyarınca 'ivedi yargılama usulü'ne tabi olmasıdır. Kararda şu hukuki yorum yapılmıştır: 1) İvedi Yargılama Usulünde Dava Açma Süresi: Bu usule tabi davalarda genel dava açma süresi olan 60 gün değil, özel dava açma süresi olan 30 gün uygulanır. 2) İYUK m.11'in Uygulanmaması: İvedi yargılama usulüne tabi işlemlerde, dava açmadan önce idareye başvuruyu düzenleyen İYUK m.11 hükümleri uygulanmaz. Yani, askı süresi içinde plana itiraz edilmesi, dava açma süresini durdurmaz veya yeniden başlatmaz. İtiraz bir zorunluluk değildir ve dava açma süresini etkilemez. 3) Anayasa m.40 ve Sürenin Hesaplanması: Ancak kararda, Anayasa m.40 gereği, özel dava açma süresinin (30 gün) ilanda açıkça belirtilmediği, bu nedenle davacı aleyhine yorumlanamayacağı ve bu durumda 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. 4) Süre Aşımının Nedeni: Dava, İYUK m.11'in uygulanmayacağı dikkate alındığında, en son askı tarihini izleyen günden (11.10.2020) itibaren 60 gün içinde açılmalıydı. Oysa dava 11.12.2020'de, yani 61. günde açılmıştır. Davacının itirazına cevap beklemesi hukuken bir sonuç doğurmamıştır. Bu nedenle, 60 günlük süre bir gün aşıldığı için dava süre aşımı nedeniyle reddedilmelidir. (Danıştay 6. D., E. 2020/11042, K. 2021/3088)