Çocuk Koruma Kanunu m. 18 ve CMK m. 93 hükümleri çerçevesinde, çocuklara ve yetişkinlere kelepçe takılması arasındaki temel hukuki fark nedir? Metinde, duruşma salonunda veya ifade sırasında tehlikeli ve saldırgan davranışlar sergileyen bir sanığa kelepçe takılıp takılamayacağı konusunda yazarın görüşü nedir ve bu durumda hangi alternatif önlemlerin alınabileceğini belirtmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111225

Temel hukuki fark, çocuklara kelepçe takılmasının kural olarak 'yasak' olmasıdır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 18, 'Çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılamaz' diyerek net bir yasak getirir. Ancak devamında, 'zorunlu hallerde çocuğun kaçmasını, kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için kolluk tarafından gerekli önlem alınabilir' diyerek çok istisnai bir kapı aralamaktadır. Bu 'gerekli önlem'in kelepçe olup olmadığı tartışmalı olsa da, temel ilke takılmamasıdır. Yetişkinler için ise (CMK m.93), kural kelepçe takılmamasıdır, ancak kaçma veya tehlike arz etme belirtileri varsa takılabilir. Yani yetişkinler için istisna, çocuklar için ise yasaktır. Yazarın görüşüne göre, duruşma salonunda veya ifade sırasında saldırganlaşan bir sanığa dahi kelepçe takılamaz. Çünkü kanun koyucu (CMK m.191/1 'sanık duruşma salonuna bağsız olarak alınır' hükmü) bu konuda bir istisna öngörmemiştir. Yazar, bu durumda alınabilecek alternatif önlemleri şöyle sıralamaktadır: 1) Güvenlik görevlileri tarafından sanığın fiziken zapt edilmesi. 2) Düzenin sağlanamaması halinde sanığın salondan veya odadan çıkarılması. 3) Güvenlik endişesi devam ederse, savunmasının SEGBİS gibi görüntülü ve sesli iletişim kaydı yoluyla alınması. (sen.av.tr/tr/makale/kelepce)