Çocukların cinsel istismarı suçunda, mağdurun yaşına itiraz edilmesi halinde mahkemenin izlemesi gereken usuli prosedür nedir? Yargıtay'ın, yaş tespiti raporunu düzenleyen heyette 'radyoloji uzmanı' bulunmasını zorunlu tutmasının bilimsel ve hukuki dayanağı nedir?
Mağdurun yaşına itiraz edildiğinde, bu durum suçun vasfını (örneğin 12 yaş altı nitelikli hali, 15 yaş altı rızanın geçersizliği) ve uygulanacak kanun maddesini doğrudan etkileyeceği için mahkeme bu sorunu çözmekle yükümlüdür (CMK m. 218/2). İzlenmesi gereken prosedür, mağdurun gerçek yaşının bilimsel yöntemlerle saptanmasıdır. Bunun için mahkeme, mağduru tam teşekküllü bir hastaneye veya Adli Tıp Kurumu'na sevk ederek kemik yaşı tespiti gibi incelemeler yapılmasını ve bu konuda bir sağlık kurulu raporu düzenlenmesini ister. Yargıtay'ın heyette 'radyoloji uzmanı' bulunmasını zorunlu tutmasının bilimsel ve hukuki dayanağı şudur: Yaş tespiti, özellikle kemik grafilerinin (genellikle el-bilek grafileri) incelenmesi ve kemikleşme (epifiz) noktalarının gelişim durumunun değerlendirilmesiyle yapılır. Bu inceleme ve değerlendirme, radyoloji uzmanlık alanının konusudur. Diğer branş hekimlerinin bu konuda yeterli uzmanlığı bulunmayabilir. Dolayısıyla, raporun bilimsel geçerliliğe ve güvenilirliğe sahip olması için, bu alanda yetkin olan radyoloji uzmanının heyette bulunması ve grafileri yorumlaması, adil yargılanma ve maddi gerçeğe ulaşma ilkesinin bir gereğidir. Radyoloji uzmanı olmadan hazırlanan bir yaş tespit raporu, Yargıtay tarafından 'yetersiz' ve 'eksik araştırma' olarak kabul edilmekte ve bozma nedeni sayılmaktadır. (Y14.CD, 15.01.2020 T., 2018/5127 E., 2020/431 K. sayılı karardan hareketle). (or.av.tr/cocuklarin-cinsel-istismari-sucu-tck-m-103/)