Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararların niteliğini ve bu kararlara karşı yargılamanın iadesi yoluna başvurulup vurulamayacağını, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/4858 E., 2018/8833 K. sayılı 'tapu kaydında düzeltim' davasına ilişkin kararı çerçevesinde analiz ediniz. Mahkemenin, bu tür bir taleple karşılaştığında vermesi gereken doğru karar ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111215

Yargıtay'ın bu kararında, tapu kaydında düzeltim davalarının HMK m.382 uyarınca 'çekişmesiz yargı' işlerinden olduğu belirtilmiştir. Çekişmesiz yargı kararlarının temel niteliği, HMK m.388'e göre 'maddi anlamda kesin hüküm' teşkil etmemeleridir. Bu kararlar, aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan, tespit niteliğinde kararlardır. Kararda, bu nitelikleri gereği, çekişmesiz yargı kararlarına karşı 'yargılamanın iadesi' yoluna gidilemeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Çünkü yargılamanın iadesi, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden kararlardaki ağır yargısal hataları gidermeyi amaçlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayan bir karara karşı bu yola başvurulmasında hukuki yarar yoktur. Mahkemenin vermesi gereken doğru karar şudur: Yargılamanın yenilenmesi talebini reddetmelidir. Hak iddia eden kişilerin yapması gereken ise, önceki çekişmesiz yargı kararında taraf olan kişileri davalı göstererek Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 'çekişmeli bir dava' (örneğin tapu iptal ve tescil davası) açarak haklarını ispat etmeye çalışmaktır. Bu karar, veraset ilamının iptali davalarında izlenen usul ile paralellik kurmuştur. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-374-yargilamanin-iadesi.html)