Yargılamanın iadesi talebinin ayrı bir dava olarak açılması gerektiği ilkesini, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/10657 E., 2018/10103 K. sayılı kararı üzerinden açıklayınız. Mahkemenin, yargılamanın iadesi talebini önceki davanın dosyası üzerinden 'ek karar' ile reddetmesi neden usule aykırıdır ve bu davanın açılabilmesi için hangi usuli şartların yerine getirilmesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111214

Yargıtay'ın kararında vurgulandığı üzere, yargılamanın iadesi talebi, hakkında talepte bulunulan davanın bir devamı veya parçası değil, 'ayrı bir dava'dır. Bu nedenle, diğer davalar gibi bağımsız bir şekilde ele alınmalıdır. Mahkemenin talebi önceki davanın dosyası üzerinden bir 'ek karar' ile karara bağlaması şu nedenlerle usule aykırıdır: 1) Yeni Esas Alınmaması: Her yeni dava, mahkeme tevzi bürosu tarafından yeni bir esas numarası alır. Ek karar, mevcut bir davada verilen tamamlayıcı bir karardır, yeni bir davayı sonuçlandırmaz. 2) Harç Yatırılmaması: Her dava gibi yargılamanın iadesi davası da harca tabidir. Davacının, dava değeri üzerinden nispi veya maktu harcı dava açarken yatırması gerekir. Ek karar usulünde bu şart yerine getirilmez. Yargıtay kararında, davanın açılabilmesi için şu usuli şartların yerine getirilmesi gerektiği belirtilmiştir: a) Harçlandırılmış bir dava dilekçesi ile açılmalıdır. b) Davaya yeni bir esas numarası verilmelidir. c) HMK m. 375'te sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinden birine dayanılmalıdır. Bu usuli şartlar tamamlanmadan, mahkemenin işin esasına girerek veya girmeden karar vermesi, usule aykırı olduğu için bozma nedenidir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-374-yargilamanin-iadesi.html)