HMK m. 374 uyarınca 'yargılamanın iadesi' yoluna hangi tür kararlara karşı başvurulabilir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/2979 E., 2018/8692 K. sayılı kararında, davalı erkeğe yapılan gerekçeli karar tebligatının usulsüz olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme, bu durumda erkeğin 'yargılamanın yenilenmesi' talebini neden hatalı bulmuş ve bu talebi ne olarak nitelendirmiştir? Bu kararın altında yatan usul hukuku mantığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111213

HMK m. 374/1'e göre, yargılamanın iadesi (yargılamanın yenilenmesi) ancak 'kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan' hükümlere karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yoludur. Yargıtay kararında, davalı erkeğe yapılan gerekçeli karar tebligatı, Tebligat Kanunu m.10/2'ye aykırı olarak, bilinen en son adresine tebligat çıkarılmadan doğrudan mernis adresine yapıldığı için usulsüz bulunmuştur. Usulsüz tebligat, hukuken hiç yapılmamış sayılır. Bu durumda, kanun yolu (temyiz) süresi başlamamış olur ve dolayısıyla boşanma kararı henüz 'kesinleşmemiş' kabul edilir. Bu nedenle, henüz kesinleşmemiş bir karara karşı olağanüstü bir kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi istenemez. Mahkeme, erkeğin 'yargılamanın yenilenmesi' talebini bu nedenle hatalı bulmuş ve bu talebi, usulsüz tebligatı öğrenme üzerine yapılmış bir 'temyiz dilekçesi' olarak nitelendirmiştir. Bu kararın altındaki mantık şudur: Eğer bir karardaki hata, temyiz gibi olağan bir kanun yolu ile düzeltilebilecekse, öncelikle bu yolun tüketilmesi gerekir. Yargılamanın iadesi, ancak olağan kanun yolları tükendikten veya kapandıktan sonra ortaya çıkan çok istisnai durumlar için öngörülmüş bir yoldur. Karar kesinleşmediği için, erkeğin başvurusu temyiz olarak ele alınmalı ve dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmelidir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-374-yargilamanin-iadesi.html)