Cumhuriyet Başsavcısının, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısının hazırladığı iddianame veya takipsizlik kararına 'görüldü' ve 'iade' usulleriyle müdahale etmesinin yasal dayanakları olarak gösterilen hükümler (2802 S.K. m.5, 5235 S.K. m.17, 18, 19, 22) neden yazar tarafından 'yeterli yasal dayanak' olarak kabul edilmemektedir? Yazarın bu konudaki temel argümanı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111204

Yazar, bu hükümlerin Cumhuriyet Başsavcısına genel bir 'gözetim ve denetim' yetkisi tanıdığını kabul etmekle birlikte, bu yetkinin, soruşturmayı sonuçlandıran ve kurucu işlem niteliğindeki iddianame veya takipsizlik kararına müdahale etme veya iade etme yetkisi vermediğini savunmaktadır. Yazarın temel argümanı, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) savcının soruşturma yetkisini düzenleyen amir hükümleridir. CMK m.160 ve devamı, soruşturma yürütme ve sonuçlandırma (iddianame düzenleme veya KYOK kararı verme) yetkisini doğrudan soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısına vermiştir. Başsavcının gözetim ve denetim yetkisi, soruşturmanın genel işleyişi, savcılar arası iş bölümü, soruşturmanın hukuka uygun ve gecikmeksizin yürütülmesini denetlemekle sınırlıdır. Soruşturma sonunda savcının kendi vicdani kanaatiyle ulaştığı hukuki sonucu (iddianame veya KYOK) değiştirmeye veya iade etmeye yönelik bir 'vesayet denetimi' yetkisi, CMK'nın savcıya tanıdığı yetkinin özüne müdahale anlamına gelir ve açık bir yasal dayanağı yoktur. Dolayısıyla, 2802 ve 5235 sayılı kanunlardaki genel denetim hükümleri, CMK'daki özel ve açık yetki düzenlemeleri karşısında 'soruşturmayı sonlandıran kararlara müdahale' için yeterli değildir. (sen.av.tr/tr/makale/cumhuriyet-bassavcilarina-ek-yetki-verilmesine-dair-kanun-teklifi)