5651 sayılı İnternet Kanunu'nun 8. maddesi kapsamında, BTK Başkanına 'yeterli şüphe' üzerine 'içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi' kararı verme yetkisi tanıyan hükümlerin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesinin temel gerekçeleri nelerdir? AYM, bu yetkinin hangi Anayasal ilke ve hakları ihlal ettiğini tespit etmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111200

Anayasa Mahkemesi'nin 11.10.2023 tarihli iptal kararının metindeki analizine göre temel gerekçeler şunlardır: 1) Suçsuzluk/Masumiyet Karinesinin İhlali (Anayasa m.38/4): İçeriğin çıkarılması, kalıcı ve nihai bir sonuç doğuran bir tedbirdir. Bu kararın, herhangi bir ceza yargılaması süreci olmaksızın, sadece idari bir makam olan BTK Başkanı'nın 'yeterli şüphe' tespitiyle verilmesi ve sonradan yargılama sonucunda beraat kararı verilse bile ayakta kalması, kişiye kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan suçlu muamelesi yapılması anlamına gelir. Tedbirin geçici olması ve bir ceza yargılamasıyla bağlantılı yürütülmesi gerekirken, mevcut haliyle bu güvenceyi sağlamamaktadır. 2) Hak Arama Hürriyetinin İhlali (Anayasa m.36/1): BTK Başkanı tarafından verilen bu karara karşı etkili bir yargısal denetim mekanizması (hakim onayı, itiraz yolu) öngörülmemiştir. Cumhuriyet savcısının verdiği benzer kararlar 24 saat içinde hakim onayına sunulurken, idari bir makam olan Başkana tanınan bu yetkinin denetimsiz olması, hak arama hürriyetini ihlal etmektedir. Ayrıca, Başkanın suç duyurusunda bulunma zorunluluğunun failin kimliğinin tespitine bağlanması da bu ihlali derinleştirmektedir. (sen.av.tr/tr/makale/AYM’nin-internet-kanunu-ile-ilgili-iptal-kararinin-degerlendirilmesi)