'Yaşam hakkı' ve 'vücut bütünlüğü hakkı' üzerinde 'ilgilinin rızası'nın geçerliliğini TCK m. 26/2 bağlamında karşılaştırınız. Metindeki açıklamalara göre, bir kişinin ölümüne rıza göstermesi ile vücuduna tıbbi olmayan bir müdahaleye (dövme yaptırma gibi) rıza göstermesi arasındaki hukuki fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111198

Temel fark, hakkın üzerinde mutlak surette tasarruf edilip edilememesidir. 1) Yaşam Hakkı: Metinde açıkça belirtildiği gibi, yaşam hakkı en temel ve mutlak haktır. Kişinin bu haktan vazgeçmesi veya öldürülmesine rıza göstermesi hukuken geçersizdir. Bu nedenle bir kişinin talebi üzerine onu öldüren kişi, kasten öldürme suçundan (TCK m.81) sorumlu olur. Rıza, burada bir hukuka uygunluk nedeni değildir. 2) Vücut Bütünlüğü Hakkı: Bu hak, yaşam hakkı gibi mutlak değildir. Metinde, 'belirli ölçüde tasarrufa uygun kabul edildiği' belirtilmiştir. Vücut bütünlüğüne yönelik müdahalelerde rızanın geçerliliği, müdahalenin niteliğine bağlıdır. Tıbbi gereklilikler veya sağlığı ciddi tehlikeye düşürmeyen, kalıcı bir zaafiyete yol açmayan ve hukuka/ahlaka aykırı olmayan eylemler (örneğin dövme, küpe taktırma, basit sportif yaralanmalar) için verilen rıza geçerlidir ve fiili hukuka uygun hale getirir. Ancak, kişinin sağlığını ağır şekilde tehlikeye atan veya organ kaybına yol açan müdahalelere verilen rıza geçersizdir ve bu tür eylemler kasten yaralama suçunu oluşturur. (kadimhukuk.com.tr/makale/magdurun-ilgilinin-rizasi-tck-26-madde/)