Kanun yararına bozma (CMK m. 309) ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı (CMK m. 308) yollarını, kesinleşmiş bir hapis cezasını etkileme potansiyelleri açısından karşılaştırınız. Kim tarafından, hangi tür kararlara karşı ve hangi sürelerde başvurulabileceğini ve sonuçlarının sanık lehine/aleyhine olup olamayacağını metindeki açıklamalara göre analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111190

Her ikisi de olağanüstü kanun yoludur. Temel farkları şunlardır: 1) Başvuru Mercii: Kanun Yararına Bozma, Adalet Bakanlığı'nın istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın itirazı ise, Başsavcının bizzat re'sen veya istem üzerine yaptığı bir başvurudur. 2) Karar Türü: Kanun Yararına Bozma, 'istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen' kararlara karşı mümkündür. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın itirazı ise 'Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı' yapılır. 3) Süre: Kanun Yararına Bozma'da süre sınırı yoktur. Başsavcının itirazında ise sanık aleyhine itirazlar, ilamın Başsavcılığa verilmesinden itibaren 30 günle sınırlıdır; sanık lehine itirazlarda ise süre aranmaz. 4) Sonuçları: Kanun Yararına Bozma kararları 'sanık aleyhine sonuç doğurmaz'. Hükümlünün cezasının kaldırılması veya hafifletilmesi gerekiyorsa Yargıtay doğrudan karar verebilir. Başsavcı itirazı sonucunda ise Ceza Genel Kurulu kararı bozar ve karar hem lehe hem de aleyhe olabilir (aleyhe itirazın süresinde yapılması şartıyla). (kadimhukuk.com.tr/makale/kesinlesmis-hapis-cezasi-bozulur-mu-nasil/)