Bir Nazım İmar Planı değişikliği, 30 günlük askı süresinin bitiminden sonra kesinleşmiş ve aradan 6 yıl geçmiştir. Bu plana dayanılarak yeni bir parselasyon işlemi (uygulama işlemi) tesis edilmiştir. Bir mülk sahibi, bu yeni parselasyon işlemine karşı dava açarken, 6 yıl önce kesinleşmiş olan Nazım İmar Planı'nın da hukuka aykırı olduğunu iddia ederek birlikte iptalini isteyebilir mi? Metinde 7221 sayılı Kanun ile getirilen 5 yıllık dava açma süresine ilişkin yapılan yorum ve eleştirileri de dikkate alarak tartışınız.
Normal şartlarda, düzenleyici işlem olan imar planına karşı 60 gün içinde dava açılmazsa, bu planın hukuka aykırılığı, dayanak olduğu uygulama işlemine (parselasyon) karşı açılan dava ile birlikte ileri sürülebilir (def'i yolu/iltisaklı dava). Ancak metinde, 7221 sayılı Kanun ile 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesine getirilen yeni bir düzenlemeye dikkat çekilmektedir. Bu düzenleme, kesinleşen imar planlarına karşı 'kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde' dava açılabileceğini öngörmektedir. Metindeki eleştirel yoruma göre, bu 5 yıllık sürenin hak düşürücü nitelikte olması, 5 yıl geçtikten sonra tesis edilen bir uygulama işlemiyle birlikte dahi ana planın dava konusu edilememesi sonucunu doğurabilir. Bu durum, metinde de belirtildiği gibi, 'mülkiyet hakkının ve hak arama hürriyetinin kısıtlanacağı ve bu durumun da gerek Anayasaya gerekse de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırılık oluşturacağı' şeklinde yorumlanmaktadır. Dolayısıyla, sorudaki senaryoda, 5 yıllık sürenin katı bir şekilde uygulanması halinde, mülk sahibinin 6 yıl önce kesinleşen Nazım İmar Planı'na karşı dava açma hakkını kaybetmiş olması muhtemeldir. Ancak bu düzenlemenin Anayasaya aykırılığı iddiası da ciddi bir argüman olarak mahkemeye sunulabilir.