Kelepçe takma tedbirinin, şüphelinin veya sanığın 'aşağılanma duygusu' yaşamasına neden olması ve çevresine olumsuz bir görüntü vermesi, bu tedbirin uygulanmasında 'ölçülülük ilkesi' açısından nasıl bir değerlendirme yapılmasını gerektirir? (sen.av.tr/tr/makale/kelepce)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111181

Bu durum, kelepçe takma tedbirinin uygulanmasında 'ölçülülük ilkesi'nin sıkı bir şekilde gözetilmesini gerektirir. Ölçülülük ilkesi, bir tedbirin hedeflenen amaca (kaçmayı ve tehlikeyi önleme) ulaşmak için 'elverişli', 'gerekli' ve 'orantılı' olmasını şart koşar. Kelepçenin yarattığı aşağılanma duygusu ve olumsuz imaj, tedbirin kişi üzerindeki ağır bir etkisidir. Bu etki nedeniyle, tedbirin 'gerekli' olup olmadığı titizlikle değerlendirilmelidir. Yani, hedeflenen amaca kelepçeden daha hafif bir müdahale ile (örneğin, daha fazla görevliyle refakat, özel bölümlerde nakil) ulaşılabiliyorsa, kelepçe takılmamalıdır. Kelepçe, ancak daha hafif bir önlemin yetersiz kalacağı, kaçma veya saldırı riskinin somut ve yüksek olduğu durumlarda, son çare olarak başvurulması gereken bir tedbir olmalıdır. Kolluğun, bu ağır sonucu dikkate alarak, her olayda keyfi değil, somut gerekçelere dayalı bir orantılılık denetimi yapması gerekir. (sen.av.tr/tr/makale/kelepce)