Bir uyuşmazlığın iş mahkemesinin görev alanına girdiğinin tespiti, sadece tarafların 'işçi' ve 'işveren' sıfatını taşımasına mı bağlıdır? Uyuşmazlığın konusunun 'iş akdinden veya İş Kanununa dayanması' şartını bir örnekle açıklayınız. (zulkufarslan.av.tr/asil-alt-isveren-iliskisi/)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111168

Hayır, sadece tarafların sıfatına bağlı değildir. Uyuşmazlığın konusunun da 'iş akdinden veya İş Kanununa dayanması' gerekir. Örneğin, aynı zamanda komşu olan işçi ve işveren arasında, iş ilişkisinden tamamen bağımsız bir arazi anlaşmazlığı veya kira uyuşmazlığı çıkarsa, bu dava iş mahkemesinde değil, genel görevli hukuk mahkemelerinde (Sulh Hukuk veya Asliye Hukuk) görülür. Davanın iş mahkemesinde görülmesi için, uyuşmazlığın kaynağının iş sözleşmesinin kendisi veya İş Kanunu'nun işçiye tanıdığı haklar olması gerekir. Örneğin, ücret, fazla mesai, yıllık izin alacağı, ihbar ve kıdem tazminatı, işe iade talepleri, iş kazasından doğan tazminat talepleri ve Yargıtay'ın kabul ettiği üzere işverene teminat olarak verildiği iddia edilen senetlerden doğan menfi tespit davaları, doğrudan iş akdinden kaynaklandığı için iş mahkemelerinin görev alanına girer. (zulkufarslan.av.tr/asil-alt-isveren-iliskisi/)