Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/2979 E. sayılı kararında, usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmeyen bir karara karşı yapılan başvurunun 'temyiz dilekçesi' olarak kabul edilmesinin, davacı açısından pratik sonucu ne olmuştur? Mahkemenin 'yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi' kararı vermesiyle bu durum arasındaki fark nedir? (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-374-yargilamanin-iadesi.html)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111165

Başvurunun 'temyiz dilekçesi' olarak kabul edilmesinin pratik sonucu, dosyanın esastan incelenmek üzere temyiz mercii olan Yargıtay'a gönderilmesi ve davacının, aleyhindeki kararın esasına ilişkin itirazlarını ileri sürme hakkını yeniden kazanmasıdır. Eğer mahkemenin 'yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi' kararı onansaydı, davacı için hukuki süreç sona erecek ve aleyhindeki karar kesinleşmiş olacaktı. Ancak başvurunun temyiz dilekçesi sayılmasıyla, dava sanki yeni temyiz edilmiş gibi işlem görmeye başlamış ve davacıya, usulsüz tebligat nedeniyle kaçırdığı kanun yolu başvuru hakkı iade edilmiştir. Bu, hak arama özgürlüğünün korunması açısından önemli bir usuli çözümdür. (Yargıtay 2. HD, E: 2017/2979, K: 2018/8692)