Dolandırıcılık suçunun soruşturmasında, şikayetçinin sunduğu delillerin 'hukuki ihtilaf' olarak değerlendirilip 'Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar' (KYOK) verilmesinin temel nedeni ne olabilir? Dolandırıcılık ile hukuki bir borç ilişkisi (alacak-verecek meselesi) arasındaki ayrım nasıl yapılır? (kadimhukuk.com.tr/makale/dolandirildim-ne-yapmaliyim/)
Bu tür bir karar verilmesinin temel nedeni, suçun manevi unsuru olan 'dolandırıcılık kastının' ve maddi unsuru olan 'hileli davranışın' ispatlanamamasıdır. Ayrım şu şekilde yapılır: Dolandırıcılıkta, fail daha işin başında karşı tarafı aldatarak ondan menfaat temin etme kastıyla hareket eder ve bu amaçla nitelikli yalanlar ve aldatıcı eylemler (hile) kullanır. Hukuki borç ilişkisinde ise, taraflar başlangıçta geçerli bir sözleşme (satım, borç, hizmet vb.) yaparlar, ancak taraflardan biri sonradan bu sözleşmeden doğan edimini (malı teslim etmeme, borcu ödememe) yerine getirmez. Burada başlangıçta bir aldatma kastı yoktur, sonradan ortaya çıkan bir 'borca aykırılık' söz konusudur. Eğer şikayetçi, failin başlangıçtan itibaren aldatma kastıyla hareket ettiğini ve nitelikli hile kullandığını gösteren deliller (sahte belgeler, aldatıcı beyanlar, imkansız vaatler vb.) sunamazsa, savcılık olayın bir ceza davası konusu değil, hukuk mahkemelerinde çözülmesi gereken bir alacak-verecek meselesi (hukuki ihtilaf) olduğu kanaatine vararak KYOK verebilir. (kadimhukuk.com.tr/makale/dolandirildim-ne-yapmaliyim/)