İHAM'ın Pişkin-Türkiye kararında, KHK ile işten çıkarma işleminin 'adli bir yaptırım ile karıştırılmaması' gerektiği vurgusunun, suçsuzluk karinesi açısından önemi nedir? (sen.av.tr/tr/makale/iham-kararinda-durust-yargilanma-hakkinin-medeni-hak-ve-yükümlülüklere-tatbiki)
Bu vurgunun suçsuzluk karinesi açısından önemi şudur: Adli bir yaptırım, ancak kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile verilebilir ve kişinin bir suçu işlediğinin kanıtlandığı anlamına gelir. KHK ile işten çıkarma ise, bir mahkeme kararına dayanmayan, idari bir tedbirdir. İHAM, bu ayrımı yaparak, işten çıkarmanın bir 'ceza' olmadığını, dolayısıyla kişinin bu işlem nedeniyle 'suçlu' ilan edilemeyeceğini belirtmektedir. Eğer bu idari işlem, adli bir yaptırım gibi sonuçlar doğurur ve kişinin suçluluğuna dair bir ima taşıyarak lekelenmeme hakkını ihlal ederse, bu durum suçsuzluk karinesine aykırı olur. İHAM, ulusal mahkemelerin bu idari tedbiri denetlerken, bunun bir ceza olmadığını ve kişinin suçluluğunun kanıtlanmadığını göz önünde bulundurarak, idarenin iddialarını somut delillerle ispatlamasını beklemesi gerektiğini ima etmektedir. (İHAM, Pişkin-Türkiye, 33399/18, 15.12.2020)