5237 Sayılı TCK'nın 26/2. maddesinde düzenlenen 'ilgilinin rızası'nın, hukuka uygunluk nedeni olabilmesi için rızanın 'açıklanmış' olması şartı ne anlama gelir? Varsayımsal rıza (farazi rıza) bu kapsamda mıdır? (kadimhukuk.com.tr/makale/magdurun-ilgilinin-rizasi-tck-26-madde/)
Rızanın 'açıklanmış' olması şartı, rızanın fiilden önce veya en geç fiil anında, açık veya zımni (örtülü) bir irade beyanıyla dış dünyaya yansıtılmış olması gerektiği anlamına gelir. Açık rıza, sözlü ('evet, alabilirsin') veya yazılı olarak beyan edilir. Zımni rıza ise, kişinin hal ve hareketlerinden, fiile onay verdiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşılmasıdır (örneğin, ameliyat için hastaneye yatan hastanın ameliyata rızası olduğu kabul edilir). 'Varsayımsal (farazi) rıza' ise, gerçekte açıklanmış bir rıza olmamasına rağmen, 'eğer kişiye sorulabilseydi rıza göstereceğinin' varsayılması durumudur. TCK m. 26/2, 'açıkladığı rızası' diyerek varsayımsal rızayı bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul etmemiştir. Ancak, özellikle acil tıbbi müdahaleler gibi durumlarda, varsayımsal rıza, TCK m. 24/1'deki 'kanun hükmünü yerine getirme' veya TCK m. 25/2'deki 'zorunluluk hali' kapsamında değerlendirilerek eylemin hukuka uygunluğu sağlanabilir. (kadimhukuk.com.tr/makale/magdurun-ilgilinin-rizasi-tck-26-madde/)