HMK m. 374'e göre yargılamanın iadesi 'kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı' istenebilir. 'Kesin olarak verilen hüküm' ile 'kesinleşmiş hüküm' arasında ne fark vardır? (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-374-yargilamanin-iadesi.html)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111130

İki kavram arasında önemli bir fark vardır: 1) 'Kesin Olarak Verilen Hüküm': Bu, kanun gereği verildiği anda kanun yolları (istinaf, temyiz) kapalı olan hükümlerdir. Örneğin, belirli bir parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları veya istinaf mahkemesinin belirli konularda verdiği kesin nitelikteki kararlar bu kapsama girer. Bu hükümler, tefhim veya tebliğ edildiği anda kesinleşir. 2) 'Kesinleşmiş Hüküm': Bu ise, normalde kanun yoluna tabi olan bir hükmün, bu yolların tüketilmesi veya süresinde kullanılmaması sonucu kesin hale gelmesidir. Örneğin, bir karara karşı yasal süresi içinde istinaf veya temyiz başvurusu yapılmamasıyla veya Yargıtay'ın onama kararı vermesiyle hüküm 'kesinleşmiş' olur. Kısacası, ilki doğası gereği kesindir, ikincisi ise usuli süreçlerin tamamlanmasıyla kesinlik kazanır. Yargılamanın iadesi her iki tür hükme karşı da istenebilir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-374-yargilamanin-iadesi.html)