5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 16/1 uyarınca, hükümlünün cezasının infazı sırasında akıl hastası olduğunun tespit edilmesi durumunda hukuki süreç nasıl işler? Bu durumda cezanın infazı ertelenir mi, yoksa tamamen ortadan mı kalkar? (kadimhukuk.com.tr/makale/turk-ceza-hukuku-akil-hastaligi-tck-32-m/)
Cezanın infazı sırasında ortaya çıkan akıl hastalığı, suçu işlediği sırada akıl hastası olmaktan farklı sonuçlar doğurur. Bu durum, TCK m. 32 kapsamında bir cezasızlık nedeni değil, 5275 sayılı Kanun m. 16/1 kapsamında bir 'infaz erteleme' sebebidir. Süreç şu şekilde işler: 1) Hükümlünün akıl hastalığı, tam teşekküllü bir devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporu ile tespit edilir. 2) Cumhuriyet savcısının talebi üzerine infaz hakimi, bu rapora dayanarak cezanın infazının 'geri bırakılmasına' (ertelenmesine) karar verir. 3) Hükümlü, iyileşinceye kadar TCK m. 57'de belirtilen yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. 4) Sağlık kurumunda geçen süreler, cezaevinde geçmiş sayılır ve cezasından mahsup edilir. 5) Hükümlü iyileştiğinde, kalan cezasının infazına cezaevinde devam edilir. Yani ceza tamamen ortadan kalkmaz, sadece infaz rejimi ve yeri değişir ve infaz ertelenir. (kadimhukuk.com.tr/makale/turk-ceza-hukuku-akil-hastaligi-tck-32-m/)