Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/504 sayılı kararında, daha önce usuli nedenlerle iki kez bozulan bir direnme kararından sonra, yerel mahkemenin direnme kararından tamamen dönerek Özel Daire bozmasına uyması neden hukuka aykırı bulunmuştur? Bu durum 'usuli kazanılmış hak' ilkesiyle nasıl ilişkilendirilebilir? (zulkufarslan.av.tr/ferdi-kaza-koltuk-sigortasi-tazminat/)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111120

Bu durum, Yargıtay içtihatlarıyla şekillenen 'direnme sonrası bozmaya uyma yasağı' ve 'usuli kazanılmış hak' ilkeleriyle ilgilidir. Bir yerel mahkeme, Özel Daire'nin esasa ilişkin bozma kararına karşı direndiğinde, dosya Hukuk Genel Kurulu'na (HGK) gider. Eğer HGK, dosyayı esastan değil de, yerel mahkemenin taraf teşkilini sağlamaması gibi bir 'usuli' nedenle bozarsa, dosya yerel mahkemeye döndüğünde mahkeme, bu usuli eksikliği gidermekle yükümlüdür. Ancak bu usuli bozmaya uyduktan sonra, daha önce direndiği esasa ilişkin konularda artık direnme kararından dönemez ve Özel Daire'nin ilk bozma ilamına uyamaz. Çünkü direnme kararı, davalılardan biri (lehine direnilen taraf) için 'usuli kazanılmış hak' oluşturur ve bu hakkın, sonradan verilen bir kararla aleyhe bozulması mümkün değildir. Mahkeme, usuli eksikliği giderdikten sonra, önceki direnme kararının içeriği doğrultusunda yeni bir hüküm kurmak zorundadır. Somut olayda mahkemenin bu kurala aykırı hareket etmesi, kararın bozulma nedenidir. (Yargıtay HGK, E: 2018/504, K: 2018/1258)