TCK m. 32 kapsamında bir sanığın akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyetinin bulunmadığına karar verilmesi, bu kişinin işlediği fiilin hukuka aykırılığını ortadan kaldırır mı? Bu durumun, olası bir meşru savunma durumundaki üçüncü bir kişinin eylemine etkisini tartışınız. (kadimhukuk.com.tr/makale/turk-ceza-hukuku-akil-hastaligi-tck-32-m/)
Hayır, ortadan kaldırmaz. TCK m. 32'de düzenlenen akıl hastalığı, fiilin hukuka aykırılığını değil, failin kusurluluğunu ortadan kaldıran bir sebeptir. Yani, akıl hastasının işlediği fiil (örneğin birini bıçakla yaralamak), suç olmaya ve hukuka aykırı olmaya devam eder; sadece fail, kusuru olmadığı için cezalandırılamaz. Bu durumun üçüncü bir kişinin meşru savunmasına etkisi şöyledir: Akıl hastası bir kişinin saldırısına maruz kalan üçüncü bir kişi, bu saldırı 'haksız' niteliğini koruduğu için, kendisine veya bir başkasına yönelen bu haksız saldırıya karşı meşru savunma (TCK m. 25) hakkını kullanabilir. Yani, saldırganın cezai ehliyetinin olmaması, saldırıyı 'haksız' olmaktan çıkarmaz ve meşru savunma hakkını engellemez. (kadimhukuk.com.tr/makale/turk-ceza-hukuku-akil-hastaligi-tck-32-m/)