Yargılamanın iadesi talebinde bulunan davacının, önceki davadan 'iradesi dışında feragat ettiğini' ve bu feragatin ardından 'bakım borcunun hiç yerine getirilmediğini' ileri sürmesi, HMK m. 375'te sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinden hangisi/hangileri kapsamında değerlendirilebilir? Yargıtay 1. HD'nin 2015/10657 E. sayılı kararındaki olay bu çerçevede nasıl analiz edilebilir? (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-374-yargilamanin-iadesi.html)
Bu iddialar, HMK m. 375'teki iki farklı sebebe işaret edebilir: 1) 'İrade dışında feragat' iddiası, eğer bu feragatin karşı tarafın 'hileli bir davranışı' (m. 375/1-h) veya tehdit gibi bir nedenle gerçekleştiği ispatlanabilirse bu kapsama girebilir. 2) 'Bakım borcunun hiç yerine getirilmemesi' iddiası ise, eğer feragat bu borcun yerine getirileceği vaadi veya beklentisiyle yapılmışsa ve bu durum sonradan ortaya çıkan bir 'yeni olay' olarak kabul edilirse, 'aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin (veya olgunun) kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması' (m. 375/1-ç) kapsamında zorlama bir yorumla değerlendirilebilir. Ancak bu ikinci iddia, genellikle yeni bir dava (bağıştan rücu) konusudur. Yargıtay'ın ilgili kararında, mahkeme usuli eksiklikler (harç alınmaması, yeni esasa kaydedilmemesi) nedeniyle esasa girmemiş ve bu iddiaların hukuki niteliğini tartışmamıştır. Ancak bu iddiaların, yargılamanın iadesi sebeplerini zorlayıcı nitelikte olduğu ve kabul görme ihtimalinin düşük olduğu söylenebilir. (Yargıtay 1. HD, E: 2015/10657, K: 2018/10103)