TCK m. 26/2 kapsamında 'rızaya ehliyet'in belirlenmesinde, Medeni Kanun'daki fiil ehliyeti ile Ceza Hukukundaki rıza ehliyeti arasında tam bir paralellik var mıdır? Özellikle 12-15 yaş arasındaki bir çocuğun, basit bir tıbbi müdahaleye rıza göstermesi mümkün müdür? (kadimhukuk.com.tr/makale/magdurun-ilgilinin-rizasi-tck-26-madde/)
Hayır, tam bir paralellik yoktur. Medeni Kanun'a göre tam fiil ehliyeti için reşit olmak gerekirken, Ceza Hukukundaki rıza ehliyeti, rızanın konusunu oluşturan hakkın niteliğine ve kişinin olayı anlama yeteneğine göre duruma özgü (olaysal) olarak değerlendirilir. Metinde de belirtildiği gibi, 12 yaşını tamamlamayanların rıza ehliyeti hiç yokken, 15 yaşını bitirenlerin temyiz gücünün varlığı karine olarak kabul edilir. Aradaki 12-15 yaş grubu için ise, rızanın konusu olan eylemin anlam ve sonuçlarını kavrayıp kavrayamadığına bakılır. Metindeki görüşe göre, bu yaş grubundaki bir çocuk, basit ve rutin bir tıbbi müdahalenin (örneğin aşı yapılması, basit bir yaranın pansumanı) anlam ve önemini kavrayabilecek olgunluktaysa, bu işleme yönelik rızası hukuken geçerli kabul edilmelidir. Ancak karmaşık veya riskli bir ameliyat için veli/vasi rızası aranır. Yani rıza ehliyeti, fiil ehliyetinden daha esnek ve olaya özgü yorumlanır. (kadimhukuk.com.tr/makale/magdurun-ilgilinin-rizasi-tck-26-madde/)